Radyofrekans Tedavileri Gerçekten Güvenli mi?

0
826
radyofrekans

Dinlenme süresi gerektirmeyen ve hiçbir yara izi olmadan yapılan non-invaziv cilt sıkılaştırma tedavisi, hızlı bir operasyondur ve bu süreç, hastalar için rahat geçer. Bu nedenle -hastaların görünüşlerini ve özgüvenlerini geliştirmeleri konusunda- popüler bir yöntemdir. Thermi, Exilis, Thermage vb. tarafından kullanılan radyofrekans teknolojisi, 2001’den beri cerrahi olmayan cilt sıkılaştırmalarıyla gündeme gelir. Bununla birlikte, radyofrekans tedavilerinden övgüyle bahseden ünlüler sayesinde, yakın zamanda geniş çaplı bir ün de kazanmıştır. Bu cerrahi olmayan radyofrekans tedavilerini ilk kez duyuyorsanız, merak edebilirsiniz; güvenli midir?

Kısacası, evet. FDA onaylı bu teknolojileri kullanan uzmanınız, deneyimli ve nitelikli olduğu sürece güvendesiniz. Bununla birlikte, ne kadar çok şey bilirseniz, tedavi seçenekleriniz hakkında o kadar iyi seçimler yapabilirsiniz. Bu yüzden sizin için, bu soruyu daha detaylı olarak araştırdık.

Radyofrekans tam olarak nedir?

Radyofrekans, saniyede “frekans” veya dalga boylarında ölçülen bir enerji türüdür. IPod’unuzun yaydığı ses dalgalarından güneş ışığına, vücudunuzdan çıkan ısıya veya radyoaktif gama ışınlarına kadar her tür enerji, “elektromanyetik spektrum” üzerindeki frekanslarına göre sınıflandırılır.

Radyofrekans, bu spektrumda yer alan bir kategoridir ve günlük hayatta kullandığımız birçok enerji tipini kapsar: WiFi sinyalleri, radyo ve televizyon yayınları ve mikrodalga fırınlar. Cilt sıkılaştırma amacıyla kullanılan radyofrekans enerjisi, 450 kilohertz civarındadır. Bu, radyofrekans aralığının yavaş kısmına denk gelir. Karşılaştırma yapacak olursak, cilt sıkılaştırma amacıyla kullanılan dalgaboyu, görülebilir ışıktan 100 milyon kat, X-ray’den 1 milyar kat daha yavaştır. İşin fizik kısmını bir kenara bırakarak, radyofrekans enerjisinin elektromanyetik spektrum içerisinde epey nazik bir enerji düzeyinde olduğunu söyleyebiliriz.

Radyofrekans cildi nasıl sıkılaştırır?

Her tür enerji gibi, radyofrekans da ısı üretme kapasitesine sahiptir. Her marka, kısmen daha farklı bir teknolojiden faydalanır. Yeni kolajen ve elastin üretimini, eski hücrelerin yerine yeni hücrelerin gelmesini teşvik etmek için cildin daha derindeki katmanlarını ısıtır. Böylece cilt, daha sıkı, daha kalın ve daha genç bir görünüm kazanır.

Dokuları ısıtmak için radyofrekans kullanılmasının bir avantajı da -daha yüksek frekanslı ışık dalgaları kullanan lazerlerin aksine- radyofrekansta kullanlıan daha düşük frekansların, daha derin katmanlara güvenli bir şekilde nüfuz edebilmesidir. Bu durum, cilt tonunu ve yapısını geliştirmede, hatta dokuları germede dahi yardımcı bir unsura dönüşür. Çünkü lazerler, çoğunlukla cildin yüzeyini iyileştirmek için çalışırlar. Ayrıca radyofrekans, kalıcı renk değişikliği riski olmadan farklı cilt tonlarında daha fazla hastayı güvenli bir şekilde tedavi edebilir.

Kuşkusuz, cerrahi olmayan radyofrekansın veya herhangi bir tedavinin güvenliği ve etkililiği, bu tedaviyi sağlayan kişinin deneyimine ve becerisine bağlıdır (buna, daha sonra değineceğiz).

Radyofrekans güvenli mi? Çalışmalar ne gösteriyor?

Her gün cep telefonları, televizyonlar veya WiFi’ler aracılığıyla düşük seviyeli, insan yapımı olan radyofrekansa maruz kalırız. Birçok şey için kullanıldığından, radyofrekansın insan sağlığı üzerindeki etkisi kapsamlı bir şekilde araştırıldı. FDA’ya göre, Dünya Sağlık Örgütü, radyofrekansın radyasyonunu “insanlar için kanserojen” olarak tanımladı. Kahve, elektrik hatları ve vücut pudrası da kanserojen olarak değerlendirildi. Ancak radyofrekansa maruz kalmanın -işlerinde daha yüksek miktarlarda maruz kalan insanlarda dahi- kanser riskini arttırdığına dair kesin bir kanıta ulaşılmadı.

Hem Amerikan Kanser Derneği hem de Federal İletişim Komisyonu, radyofrekansa maruz kalmanın olası etkileri konusunda kapsamlı raporlar yayınladı. FCC’ye göre: Bazı deneysel veriler, belirli spesifik koşullar altında (günlük 9 saat radyofrekansa maruz kalan) hayvanlarda (erkek farelerde), radyofrekansa maruz kalmak ve tümör oluşumu arasında olası bir bağlantı olduğunu öne sürdü. Ancak sonuçlar bağımsız olarak tekrarlanamadı. Diğer birçok çalışma da, kanserle veya onunla ilişkili herhangi bir durumla ilgili bir bağlantı olduğunu kanıtlayamadı.

Radyofrekansla ilgili bilinen risk, yüksek dozlarda maruz kalan insanlar için termal ısıtma etkisinden kaynaklanan yanık potansiyelidir. Buna verilebilecek örnek, uygun bir koruma olmadan radar ekipmanı üzerinde çalışanlardır.

FDA onaylı -non-invaziv doku sıkılaştırmaları sağlayan- radyofrekans, güvenliğiniz için yüksek oranda kontrol edilir.

Yukarıdaki bilgilerden hareketle -yüksek dozlarda maruz kalmanın, yanıklara neden olabileceğinden hareketle- radyofrekansın, size zarar verip vermeyeceğini sorabilirsiniz. Prosedür için iyi bir adaysanız ve doğru bir şekilde gerçekleştirilirse, hiçbir problem olmaz.

Cerrahi olmayan tedavilerde kullanılan radyofrekans, mikrodalgadan, cep telefonundan ya da radar ekipmanı tarafından yayılandan farklıdır. Cilt sıkılaştırma tedavilerinde radyofrekans, oldukça kontrol edilir. FDA onaylı teknolojiler, uzmanınızın tedavi sırasında cihazı izlemesini ve kontrol etmesini sağlayan bir ekipman barındırır ve bu durum da, hedeflenen dokuların yeni kollajen üretimini ve -aşırı ısınma olmadan- hücre rejenerasyonunu harekete geçirmek için en uygun sıcaklığa ulaşmasını sağlar.

Yapılan klinik çalışmaları, radyofrekansın cilt sıkılaştırma konusunda -vajinal gençleştirme, yüz sıkılaştırma veya vücut şekillendirme gibi hangi amaçla kullanılırsa kullanılsın- mükemmel bir güvenlik profili taşıdığını göstermiştir.

Radyofrekans tedavilerinin yan etkileri nelerdir?

Ameliyat veya dinlenme süreleri gerektirmeden, dokuları etkili bir şekilde germek ve sıkılaştırmakla birlikte -doğru bir şekilde uygulandığında- tedavilerin en büyük faydalarından biri, işlem sonrası iyileşmenin çok hızlı ve kolay olmasıdır. Yan etkiler genellikle minimal düzeyde ve kısa ömürlüdür; tedaviye bağlı olarak hafif ve geçici şişlik, kızarıklık ve karıncalanmayla sınırlıdır. Ayrıca radyofrekans tedavileri enjektasyonlarla, mikroneedlingle veya diğer minimal invaziv tedavilerle birlikte güvenle gerçekleştirilebilir.

Cerrahi olmayan cilt sıkılaştırma işlemleri için daima deneyimli ve nitelikli bir uzman seçin.

Bu prosedürler düşük riskli, uygun ve etkilidir. Ancak -tıpkı bir estetik ameliyat gibi- bu prosedürde de, uzman seçimi için son derece dikkatli bir araştırma yapmanız önemlidir.

Enerjinin herhangi bir konsantre dozunda olduğu gibi, radyofrekans da doğru uygulanmadığında yakma riski taşır. Ancak siz -estetik lazer ve enerji tedavilerinde- son derece bilgili ve deneyimli olan bir uzman seçerseniz, bu riski elimine edebilirsiniz. Özellikle bu tedavilerde uzmanlaşmış olmaları önemlidir.

Nitelikli bir uzman, radyofrekans tedavilerini, güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirme becerisine ve deneyimine sahiptir. Ayrıca FDA onaylı bu teknolojileri, radyofrekansın güvenli bir şekilde uygulanması bakımından, kapsamlı bir şekilde test eder. Sözü geçen niteliklere sahip bir estetik cerrahi uzmanının gözetimi altında çalışan deneyimli bir asistan veya hemşire de tedavi için yetkili olabilir. Belirli bir sorun ve cilt tipi için düşündüğünüz tedavinin, uzmanınız tarafından, kaç kez yapıldığını mutlaka sorun. Ayrıca konsültasyonunuz sırasında, daha önceki hastalarının öncesi ve sonrası fotoğraflarının size gösterilmesi gerektiğini unutmayın.

Ne Düşünüyorsunuz?

Yazımızda sunduğumuz bilgiler radyofrekans tedavileri hakkında merak ettiklerinize yanıt oldu mu? Konuyla ilgili düşünce ve deneyimlerinizi bizimle ve okuyucularımızla yorum olarak paylaşın!

CEVAP VER

Lütfen yorum bırakın!
Lütfen isminizi giriniz