Daha Işıltılı Bir Cilt için 6 Uzman Tavsiyesi

0
321
ışıltılı bir cilt

Işıltılı Bir Cilt

Güzel ve daha ışıltılı bir cilt (makyaj veya Instagram filtresi olmadan) ile uyanmak evrensel bir hayaldir. Ancak siz de gençliğin o ışıltısını kaybettiğinizi düşünüyorsanız veya sadece inanılmaz derecede meşgul ve uykusuzsanız, muhtemelen hayallerinizin yavaşça kayıp gittiğini hissediyorsunuzdur.

Yaş ilerledikçe, eski hücrelerin yerine yeni hücrelerin gelmesi de yavaşlamaktadır. Dolayısıyla ölü hücreler birikir. Bunun sonucunda, soluk ve pürüzlü bir cilt gözlemlenir. Diğer yandan dokulardaki pürüzsüzlük, cildin sağlıklı bir ışıltıya sahip olması demektir. Çünkü bu durumda ışık, cilt yüzeyinden eşit olarak yansıyabilir.

Taze ve nemli bir cilt, ulaşılmaz gibi görünebilir. Ancak böyle olmak zorunda değildir.

Sizin için, muhteşem ve ışıltılı bir cilt elde etmede gereken ipuçlarını uzmanlardan öğrendik.

1)Temelden başlayın.

Işıltılı bir cilt, iç faktörlerin dışa yansımasıdır. Dolayısıyla yeterli miktarda uyumak, sağlıklı bir beslenme programına bağlı kalmak, yeterli miktarda su tüketmek, sigara içmemek ve güneş koruyucuları kullanmak son derece önemlidir.

Önlem, ışıltılı bir cilt için ilk adımdır. Çünkü ciltteki ince çizgiler, kırışıklıklar, ilerleyen yaşla ortaya çıkan lekeler ve pigmentasyon alanları, cildin ışığı emmesine ve parlaklığını kaybetmesine neden olmaktadır.  Ancak yeterli miktarda su tüketmek, sağlıklı beslenmek ve iyi bir cilt bakım rutini sağlamak, bu süreci yavaşlatabilmektedir.

Güneş koruyucuları, sağlıklı ve parlak bir cilde ulaşmak ve bu cildin sürekliliğini sağlamak için en kolay yöntemdir. Doktorlar, sigara içilmemesinin -güneş koruyucu kullanımının yanı sıra- yapılabilecek en iyi şeylerden biri olduğunu da düşünmektedir.

Sigara içmek, kan akışını bozmakta ve bunun sonucunda kırışıklıklara ve cildin yaşlanmasına neden olmaktadır. Cildinize parıltı katmak için, antioksidan ve omega-3 yağ asitleri açısından zengin besinler tüketebilirsiniz. Bu, kollajeni tutmakta ve iltihapların azalmasına yardımcı olmaktadır.

2) Peeling ve nemlendiricilerden faydalanın.

Uzmanlar, cildin taze ve parlak görünmesini sağlamak için haftada üç kez peeling yapılmasını önermektedir. Ayrıca peelinglerle arındırılmış cilt, topikal tedavileri daha iyi emebilmektedir.

Cildi serum ve nemlendiricilerle tedavi edebilmek için, ölü deriler düzenli olarak arındırılmalıdır. Düzenli olarak peeling yapmadığınız takdirde, kullanılan ürünler boşa gitmektedir. Çünkü cilde nüfus etmeyeceklerdir. Evde, düzenli olarak cildi ölü hücrelerden arındıracak ürünler kullanmak, cilt bakım rutininizin bir parçası olmalıdır.

Uzmanlar genellikle, hafif kimyasal peelinglerin kombinasyonlarını önermektedir. Örneğin, alfa hidroksi asit (glikolik asit) ve beta hidroksi asit (salisilik asit) peelingleri ile enzim peelinglerinin ve fiziksel peelinglerin bir karışımı düşünülebilir.

Peeling yapıldıktan sonra sıra, nemlendirmededir. Serumlar gerçekten etkili olabilir. Onları, cildin büyük bir miktarda su içmesi gibi düşünebilirsiniz. Çünkü serumlar, daha küçük moleküllerden oluştukları için cildin daha derin katmanlarına nüfuz edebilmekte ve cilt sağlığını hücresel düzeyde etkileyebilmektedir.

3)Retinoidleri unutmayın.

Nemlendirici bir serum, cildi esnek ve pürüzsüz tutmak için mükemmeldir. Ancak kaliteli bir nemlendirici -özellikle retinoidleri içeren- iyi olan bir diğer seçenektir.

Güneş koruyuculardan sonra en iyi ipucu, parlak bir cilt için, her gece retinoidlerin kullanılmasıdır. Reçeteyle alınan retinoidler -A vitamini türevleri- genç ve güzel, ışıltılı bir cilt sunmaktadır. Çünkü akneleri tedavi etmekte, cildi nemlendirerek kırışıklıkları gidermekte, cilt tonunuzu dengelemekte ve genellikle daha ışıltılı bir ciltle sonuçlanmaktadır.

4)Mikrodermabrazyonu deneyin.

Evdeki uygulamalarınız yeterli gelmedi mi? Profesyonel bir cilt bakımı veya mikrodermabrazyon için, dermatologlara gidebilirsiniz.

Mikrodermabrazyon, ciltte hafif kazıma ve soyma işlemleri yapmaktadır. Genellikle kristal veya elmas mikropartiküllerinden faydalanır. Ciltteki ölü hücre katmanlarını temizlemekte ve sağlıklı, taze bir cilt sunmaktadır. Bu işlemi yaptıranların yüzde 94’ü, memnun kalmıştır.

Mikrodermabrazyon, ince çizgileri ve kırışıklıkları azaltabilmekte ve yeni hücrelerin oluşmasına da katkı sağlayabilmektedir. Herhangi bir iyileşme süresine ihtiyaç duymadığından, öğle yemeği molasında dahi uygulanabilir.

Diğer profesyonel cilt bakım yöntemleri de etkili olmaktadır. Örneğin deniz tuzu terapisi (salt facial), cildin nem içeriğini arttırırken derin bir peeling etkisi de sağlamaktadır. Peeling’in mekanik bir formu olarak görülmekte ve mikrodermabrazyona benzemektedir. Ancak, çok daha fazla gelişmiş bir halidir.

Cihaz, ölü dokuları temizlemek için vakumlama yapmakta ve mikro incelikte tıbbi kullanıma uygun deniz tuzu püskürtmektedir. Tuz, bilinen bir antibakteriyel ve iyileştirici etkisi bulunan bir maddedir. Aynı zamanda hidrasyonu düzenlemek için de gereklidir. Bu nedenle deniz tuzu terapisi sonrasında cilt, su kazanmakta ve nemlenmektedir.

5)Kimyasal Peelingler

Daha ışıltılı bir cilt için, kimyasal peeling de denenebilir. Peelinglerin birçok çeşidi bulunmakta ancak ışıltılı bir cilt için -yılda bir kez tekrarlanması kaydıyla- Cosmelan peelingi önerilmektedir. Bu peelingler, melanin oluşum sürecinde etkili bir enzim olan tirozinazı engellemektedir. Böylece cilt ışıldamakta, gözenekler sıkılaşmakta ve yüzdeki yara izleri iyileşmektedir.

Hiperpigmentasyon, melazma ve pigmentli yara izleri için de altın standarttır.

Cosmelan peelingi yaptıranlar arasında, %84’lük bir memnuniyete rastlanmıştır.

6)Dermaplaning

Dermaplaning -tıraşlama yöntemi- ciltteki ölü hücreleri temizlemekte, böylece pürüzsüz ve daha ışıltılı bir cilt sağlamaktadır. Bu yöntem, hiçbir kimyasal kullanılmadığı için, hamile ve emziren kadınlar için de güvenilirdir.

Hiçbir yan etkisi yoktur ve dinlenme süresi gerektirmez. Ayrıca şeftali tüyleriniz de -ekstra bir kalınlaşma ve koyulaşma olmadan- öncesinde olduğu gibi büyümeye devam etmektedir. Kısacası dermaplaning, daha ışıltılı bir cilt elde etmede mükemmel bir yöntemdir.

Ne Düşünüyorsunuz?

Bu tedavilerden herhangi birisini denediniz mi? Nasıl sonuçlar elde ettiniz? Bizimle yorum olarak paylaşın!

CEVAP VER

Lütfen yorum bırakın!
Lütfen isminizi giriniz