Cildin Erken Yaşlanması

0
406
cildin erken yaslanmasi

Yaşlanma doğal bir süreç olduğundan, ciltteki yaşlılık belirtileri de bir günde fark edilebilir. Yalnızca birkaç ay önce dahi olmayan bir kırışıklık veya herhangi bir belirti, aynaya baktığınızda, aniden gözlemlenebilir. Cildin erken yaşlanması da söz konusu olabilir.

O halde, cildimiz tam olarak neden yaşlanır? Bu durumla yeni tanışanlar için söylemek gerekirse, yaşlanan cilt estetik cerrahi uzmanlarının en sık duyduğu şikayetlerden biridir. Hem iç hem de dış birçok faktör, bu süreçte rol oynayabilir. Dolayısıyla cilt, yıllar içinde yavaş bir şekilde veya biyolojik değerinden daha hızlı olarak yaşlanabilir. Ancak çoğu kez, yaşam kalitesine dair alınan önlemler, bu unsurları etkiler ve cildin, daha uzun bir süre genç görünmesine olanak tanıyabillir.

Bilgi, güç demektir. Dolayısıyla bir birey, yaşlanma sürecine ilişkin mücadeleyi ne kadar iyi kavrarsa -daha sağlıklı, daha genç bir bedene ve zihne sahip olma yolunda- daha fazla kontrol sahibi olur.

Bu yazımızda, not almanız gereken erken cilt yaşlanmasının nedenlerini bulabilirsiniz.

1.Cildin Erken Yaşlanması için İlk Neden: Genetik

Vücut, tek başına -DNA’ya dair bireysel hasarı düzeltebilme becerisiyle ilişkisinde- antioksidan olarak çalışan enzimleri üretme özelliğine sahiptir. Böylece vücutta üretilen antioksidan enzimlerin çoğu, yaşlanma sürecinde genetik kodda meydana gelen hasarların etkili bir şekilde onarılmasından sorumludur.

Kısacası, vücudun antioksidan üretme ve genetik hasarı düzeltme eğilimi, kişisel genomlarımızla ilişkili olarak ortaya çıkan doğal bir süreçtir.

2.Güneşe Maruz Kalmak

Cildin yaşlanması doğal bir süreçtir ancak gün içinde maruz kalınan güneş ışınları, eski ve hasarları hücrelerin yerine yeni hücrelerin gelmesini -hücre döngüsünü- yavaşlatır. Dolayısıyla cildin erken yaşlanması konusunda da rol oynar. UV ışınları, cilt yaşlamasının bir numaralı nedenidir. Görünür tüm yaşlanma belirtilerinin %90’ı ve serbest radikaller nedeniyle oluşan cilt hasarlarının %80’i -bahçeyle ilgilenmek, köpek gezdirmek veya araç kullanmak gibi- her gün güneş altında yapılan aktiviteler sebebiyledir.

3.Kirler ve Toksinler

Şehirlerin dört bir yanında yaygın olan hava kirliliği, güneş ışınlarının etkilerini ve oksidatif stresi hızlandıran serbest radikallerin oluşumunu tetikler. Kirliliği kontrol altına almanız mümkün olmasa da, fitness ve sağlıklı bir beslenme programı gibi kimi faktörleri kontol edebilirsiniz. Çünkü toksinlere maruz kalmak -hücresel büyümeyi yavaşlatarak- cildin erken yaşlanması açısından büyük bir rol oynar.

Hem kirlilik hem de toksinler, derideki oksijeni ve kolajeni azaltır; daha lekeli cilt görünümlerine, daha düzensiz tonlara ve ani akne oluşumlarına yol açar. Bu nedenle riskleri en aza indirmenin yolu, sürekli olarak güneş koruyucu kullanmaktan geçer.

4.Yüz İfadeleri ve Mimikler

Yüz ifadeleri ve mimikler, altta bulunan kasları sıklıkla uyarır. Aynı kasların uzun yıllar boyunca uyarılması, yavaşça oluşan çizgilerin kalıcı hale gelmesinde etkili olabilir.

5.Stres

Stres ilk olarak, yağlı bir cilde ve akne oluşumuna neden olur. Diğer yandan ciltte, toksik bir ortam yaratabilir ve stres hormonu olan kortizolde bir artışa neden olarak, tüm vücutta gereksiz bir hasara yol açabilir. Tüm bunlar da sebum üretimini, mikrosirkülasyonu ve nem oranını etkiler. Böylece daha soluk ve yaşlı bir cilt açığa çıkar. Ayrıca stres -yaşlanmanın bir diğer nedeni olan- serbest radikal hasarı da arttırır.

6.Uyku Eksikliği

Uzun süreli uyku eksikliği, sıklıkla cildi ve yüzü etkileyebilir. Sadece yaşlanmayı hızlandırmakla kalmaz, aynı zamanda diğer patolojik süreçlerin de sebebidir. Derin uyku evresinde, beyindeki hipofiz bezi büyüme hormonlarını salgılar. Yetişkinlerde -gün içinde yalnızca birkaç kez salgılanan- bu hormonun salgılandığı anlardan biri de gece uykusudur. Çeşitli vücut dokularının korunmasında ve yenilenmesinde büyük öneme sahip olduğundan, ihtiyaç duyulan uykudan mahrum kalınması durumunda, cilt dokusu oldukça zarar görür.

7.Sigara

Sigara içmek, cildin yaşlanma sürecini muazzam derecede hızlandırır. Dolayısıyla buna bağlı kırışıklık oluşumu, 20’li yaşlarda dahi gözlemlenebilir. Dumanın ciğerlere dolması -genel sağlığa etkisini bir tarafa bıraksak bile- cilt için korkunç bir etkiye sahiptir. Tütünün, cilt üzerinde, sağlıksız bir renk ve doku ortaya çıkardığı kanıtlanmıştır. Dolayısıyla cildimiz ve vücudumuz için yapabileceğimiz en iyi şey -elektronik sigara da dahil olmak üzere- sigara tüketiminin tüm formlarından uzak durmaktır.

8.Alkol

Sigaranın genel sağlık ve cilt için kötü olduğunu bilmemizin yanı sıra aşırı alkol de, gerekli besin maddelerini etkileyerek her türlü sağlık sorununa yol açabilir.

Kırmızı şarabın, antioksidanlar bakımından zengin bir kaynak olduğunun söylenmesine karşın -herhangi bir alkolde olduğu gibi- aşırı tüketimi, cildin nem kaybetmesine yol açar. Çünkü, tıpkı bir idrar söktürücü gibi hareket eder. Dolayısıyla ciltte daha fazla kırışıklıklar meydana gelebilir ve cilt, daha yaşlı görünebilir. Cildin solgun olarak nitelendirilmesi de söz konusu olabilir. Aşırı alkol, karaciğer için de -ciltteki renk problemine destek sağlayan- bir zehirdir.

Ayrıca alkol, kan değerlerindeki A vitamininin azalmasından da sorumlu olabilir. Ancak A vitamini, kolajen üretimini uyardığı için oldukça önemli bir antioksidandır. Bu nedenle alkol tüketiminin sınırlandırılması, kesinlikle önerilir.

9.Kötü Beslenme

Aslında bir anlamda, ne yerseniz o’sunuz. Çünkü vücudunuza giren her besinin, cilt üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Beslenme alışkanlıklarıyla genel sağlık arasındaki bağlantı oldukça açık olsa da, kötü beslenme, ciltte de -muhtemelen düşünülenden çok daha- büyük bir etkiye sahiptir. Dolayısıyla kötü beslenme solgun bir görünüme, ciltte kabarmalara, kızarıklıklara, tıkanıklıklara, akneye, cildin olağan seyrinden daha hızlı yaşlanmasına ve daha pek çok cilt bozukluklarına neden olabilir. Tüm bunlara ek olarak, fazla miktarda şeker tüketimi de -cildin yumuşak ve esnek olmasını sağlayan- kolajen ve elastini parçalar.

Özellikle meyve ve sebzelerde bulunan vitamin ve mineralin eksik olduğu bir beslenme düzeni, ciltte de etkilerini gösterir. Çünkü cildin nemlenmesinin, genç ve parlak görünmesinin olanağı kaybedilir.

Beslenme programınızda -örneğin balıkta olduğu gibi- kalp dostu olan omega-3 yağ asitine yer verdiğinizden ve lif bakımından zengin tam tahılları tercih ettiğinizden emin olun.

Ne Düşünüyorsunuz?

Cildin erken yaşlanması konusunda ne düşünüyorsunuz? Aldığınız herhangi bir önlem var mı? Düşünce ve deneyimlerinizi, bizimle ve okuyucularla paylaşın!

CEVAP VER

Lütfen yorum bırakın!
Lütfen isminizi giriniz